Anasayfa » Başyazı » Küresel oyunlar ve Türkiye

Küresel oyunlar ve Türkiye

Sanayileşmeyle beraber, yoğun bir üretim dönemine giren batı, mamullerine pazar bulabilmek için yeni yollar aramaya başladı. Bu dönemde İngiltere, Fransa, İtalya gibi devletler sömürgelerinin sınırlarını genişletme yoluna gittiler. Yeni pazar arayışları sömürme metoduna da hız kazandırdı.

Bu yöntem, 21.yüzyılda “küresellik” ve “uluslararası ticaret ağı” gibi isimler altında uygulanmaya devam etmektedir. Küreselleşme, sürekli üretim yapan güçlü devletlerin, mamullerinin pazar ağını genişletmek ve sürekli kılmak maksadıyla icad edilmiştir.

Bu yönüyle küresellik bir ticaret ağı değil, dünya çapında bir sömürü ağıdır. Bu gerçeği bazı misallerle daha kolay anlayabiliriz.

G-7 diye adlandırılan ABD, Japonya, Kanada, Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya’dan oluşan 7 gelişmiş ülkenin dünya ihracatındaki payı % 50’ye yakındır.

Yine dünya ihracatının % 90’ını gelişmiş 30 ülke karşılamaktadır.

Bu çarkın yürüyebilmesi için, az gelişmiş ülkelerin, bu durumlarını korumaları şarttır. Gelişmiş batılı devletler, sömürmek ve kendilerine bağımlı kılabilmek için bu ülkeler üzerinde her türlü oyunu oynamaktadır.

Küresel ekonominin mimarları az gelişmiş ülkelere yatırımı sıfırlayıcı programları tavsiye ederler. Ağır sanayi, üretime yönelik yatırımlar, mâlî bağımsızlık, tarım ve maden işletmeciliği engellenir. Devletin gücü mümkün olduğu kadar daraltılmaya çalışılır.

Ulaşım, haberleşme gibi stratejik öneme sahip alanlar küresel sömürünün mimarı olan ülkelerde tamamen devlet kontrolünde iken, gelişmemiş ülkelere bunun tam tersi uygulamalar tavsiye edilir. Türkiye’ye Telekom ve THY’nin yabancılara satılması için yapılan IMF dayatmaları herkesin malumudur. Ancak Almanya’ya baktığımızda Telekomun tamamen devlet koruması altında olduğu görülür, Fransa’da da durum aynıdır.

Alman Hava Yolları Lufthansa’nın % 52’si devlete aitken, Fransa’nın havayolu Air France devlet şirketidir.

Bu misalleri çoğaltmak mümkündür. Küresel sömürü ağının işleyebilmesi için, batı, kendi içinde “devleti, kamuyu ve milli yatırımları” alabildiğine desteklerken, az gelişmiş ülkelere “teşvikleri kesin, yatırımlarınızı durdurun, devleti küçültün” şeklinde baskı yapmaktadırlar. Kendi çıkar ve sömürü düzenlerinin yürümesi için bu şarttır.

Cenova’da düzenlenen G-7 zirvesinin çok geniş çaplı gösterilere sahne olması da, küreselleşmenin nasıl bir sömürü ağı olduğunun giderek daha iyi anlaşılmasından kaynaklanmaktadır.

Türkiye, bu uluslararası oyunların merkezindeki ülke olduğunu artık iyi anlamalıdır. IMF reçeteleriyle kalkınma hayallerinin ülkemizi nasıl batma noktasına getirdiği ortadadır. Küresel güçler girdikleri her ülkede aynı oyunu oynamışlar ve hâlâ da oynamaktadırlar.

O halde göz göre göre bu oyunlara alet olmanın hiç bir mantıklı izahı olamaz. “Zararın neresinden dönülürse kârdır” prensibinden hareketle, uygulanan politikalardan bir an evvel dönülmesi şart ve zaruridir.

Prof. Dr. Haydar Baş
Yeni Mesaj Gazetesi, 20 Temmuz 2001

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

Check Also

Savaş kimin işine yarar?

ABD Başkanı Bush Afganistan’a gerçekleştirilecek harekâta az bir zaman kala, Washington’da yaptığı konuşmada “Terörizme karşı bu Haçlı Seferi, bu savaş zaman alacaktır. Amerikalılar sabırlı olmalıdır” ifadelerini kullandı. Öte yandan Afganistan’daki ...

Gerçek suçlu bulunmalı

ABD’ye yapılan terörist saldırı sonrası, misilleme için düğmeye basılmak üzere ilk hedef büyük bir ihtimalle saldırıların sorumlusu olarak gösterilen Bin Laden’i sakladığı iddia edilen Afganistan olacak. Bölgeden gelen haberlere göre ...

Dünya piyasaları ve Türkiye borsasında son durum

ABD’ye yapılan terörist saldırıyla beraber Avrupa borsaları şok düşüşler yaşarken, döviz büyük ölçüde değer kaybetti. Dolar, uluslararası piyasalarda Euro karşısında son altı ayın en düşük değer olan 92.48 sente indi. ...