Anasayfa » Başyazı » Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir, devredilemez

Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir, devredilemez

Kayıtsız şartsız millete ait olan egemenlik hakkını resmen AB’ne devretmek maksadıyla Anayasa değişiklikleri konusunda anlaşmaya varıldı. Partiler arası uzlaşma komisyonu Anayas’nın 6. maddesinde belirtilen “Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir” fıkrasının AB’nin taleplerine uygun olarak referanduma sunulmasını kabul etti.

Başka bir ifadeyle T. C. Devleti’ni AB’nin (yani Birleşik Avrupa Devleti’nin) bir eyaleti durumuna getirebilmek için milletin fikri sorulacaktır. Ancak Anayasanın 6. maddesi gayet açıktır: “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Türk milleti egemenliğini Anayasanın koyduğu esaslara göre yetkili organlar eliyle kullanır. Egemenliğin kullanılması hiç bir surette, hiç bir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılama. Hiç bir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir devlet yetkisini kullanamaz.”

Anayasanın 5. maddesinde de devletin temel amaç ve görevleri zikredilirken en başta “Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü korumak” ifadesi yer almaktadır. Yani devlet, en temel sorumluluk olarak milletin egemenliğini ve bütünlüğünü korumak için vardır. Egemenlik ve temel özgürlüklerin devredildiği yerde devletin kamu kişiliğinin yok olması gibi bir durumla karşı karşıya gelinir ki, asıl vahim netice de budur. Devletin olmadığı yerde ne milli iradeden, ne bağımsızlıktan, ne egemenlikten, ne de can, mal, namus ve vatan emniyetinden söz edilir.

Tarih, egemenliklerini muhafaza edemeyen milletlerin çok acı manzaralarla karşılaştığını göstermektedir. Bu sebeple bağımsızlık bir millet için en hayati unsurdur, can damarıdır. 19 ve 20. yüzyıllar sömürgeciliğe karşı direnen milletlerin bağımsızlık mücadeleleriyle geçmiştir. Bu hakikatleri iyi görmek lazımdır.

Bu itibarla bazı imkanlara kavuşacağız diye temel hak ve hürriyetlerimizden vazgeçmemiz tabir yerindeyse, değirmene giderken evdeki bulgurdan olmak manasına gelir ki, bunu kabul etmek mümkün değildir.

Bu sebeple egemenliğin devri gibi hayatî bir konuyu tartışmaya açanlar millet ve tarih önünde büyük bir vebal altında olup, yanlış yapıldığı taktirde millete verilecek hesabı unutmamalıdırlar.

Prof. Dr. Haydar Baş
Yeni Mesaj Gazetesi, 26 Mayıs 2001

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

Check Also

Miloseviç ve Batı’nın tarihi oyunu

Bosna ve Kosova’da yüzbinlerce insanın katledilmesinden sorumlu Yugoslavya eski devlet başbakanı Miloseviç USSM’ne teslim edildi. 1989’da Sırbistan devlet başkanlığına gelen Miloseviç, Hırvatistan ve Slovenya’nın bağımsızlığını ilan etmesi üzerine 1991’de Slovenya’ya ...

Küresel tuzaklar

Dünyanın pek çok ülkesinde küreselleşme karşıtı grupların sesleri gün geçtikçe yükselirken, 20 Temmuz’da Cenova’da düzenlenecek olan G8 zirvesinde küreselleşme karşıtlarının geniş çaplı bir eylem hazırlığı içinde oldukları ifade ediliyor. 21. ...

Avrupa’nın ırkçı yüzü

İngiltere’de Asyalı göçmenlere ve Müslümanlara karşı devam eden ırkçı saldırıların ardı arkası kesilmiyor. İngiliz gençler tarafından Asyalıların evleri ve işyerleri tahrip edilirken, bilhassa Kuzeybatı İngiltere’de yaşayan göçmenler, İngiliz polisinin kendilerine ...